Kadıköy'ün Kayışdağı Suyu Çeşmeleri

Kadıköy'ün Kayışdağı Suyu Çeşmeleri

01-04-2018

Kadıköy'ün Kayışdağı Suyu Çeşmeleri


Su, yeryüzünde canlı hayatı başlamadan önce var olan, şüphesiz tüm canlılar için hayati önem taşıyan, yaşamımızı sürdürebilmek için gerekli olan en temel madde.

Ne mutlu ki, doğal su kaynakları açısından oldukça zengin bir ülkede yaşıyoruz. Ülkemizin en kalabalık, en fazla yapılaşmış şehri İstanbul’da bile, tüm yapılaşmaya, çevre kirliliğine inat bir çok doğal kaynak suyu halen daha akmakta ve içme suyu olarak kullanılabilmekte.

İçme suları ile ünlü İstanbul’un, baraj ve doğal göller haricinde, yeraltından fışkıran belli başlı doğal içme suları arasında  Avrupa Yakası’nda, kaynağı  Kağıthane, Kemerburgaz Civarında yer alan Hamidiye Suyu’nu , Sarıyer’in Çırçır Suyu’nu, Baltalimanı’nın Kanlıkavak Suyu’nu, Kireçburnu’nun Kefeli Suyu ‘nu ve Albieyköy’ün Kese Suyu’nu , Anadolu Yakası’nda ise, şehrin bu yakasının en önemli yükseltileri olan Alemdağ’dan fışkıran Taşdelen, Sırmakeş ve Defneli Suları’nı, Kayışdağı’ndan doğan Kayışdağı Suyu’nu, hem Anadolu Yakası’nın, hem tüm İstanbul’un en yüksek dağı olan Aydos Dağı’nın eteklerinden, çam ormanları arasından fışkıran Ayazma ve Şeker Suları’nı, Çamlıca’nın Tomruk ve Küçük Çamlıca Suları’nı ve Anadolu Boğaziçisi’nin Çubuklu, Beykoz(Karakulak) Suları’nı sayabiliriz. Burada saymadığım, kimi halen daha mevcut, kimisi ise ne yazık ki tamamen yok olmuş daha onlarca İstanbul Suyu mevcuttur. Kimbilir, belki bir gün sadece bu konuyla ilgili çok uzun bir çalışma hazırlarım.

Bu gönderimde, konuyu oldukça dar tutup, İstanbul’un en üstün nitelikli kaynak sularından birisi olan Kayışdağı Suyu’nun Kadıköy’lülerle buluştuğu çeşmelerden kısaca bahsedip, sizlere bu çeşmelere ilişkin, çektiğim fotoğrafları sunacağım.

Kayış Dağı’nın çam ormanlarının, çınar ağaçlarının altından süzülen yağmur sularının, doğal kaynağa karışarak yeryüzüne fışkırması ile hayat bulan ve oldukça üstün niteliklere sahip olan Kayışdağı Suyu’nun,  o dönem için gerçekten çok gelişmiş bir teknolojiyle, üstün bir çaba sarf edilerek, kaynağından, kilometrelerce çelik borularla Anadolu Yakası’nın farklı semtlerindeki çeşmelere aktarılması ve bu vesileyle halkımızın bu lezzetli sudan faydalanmaya başlaması 1930 senesine denk düşüyor.

Bu noktada, Yoğurtçu Çayırı’nın ağaçlandırılmasına vesile olması, Bahariye Caddesi üzerinde çağdaş bir opera binası yaptırması, Kayışdağı’nın uzantıları olan, bugünkü, Maltepe’ye bağlı Başıbüyük Mahallesi’nin üzerinde kurulu olduğu tepenin eteklerinde, kendisine ait araziyi yoksulların yararlanabileceği bir hastane yapılması amacıyla bağışlayarak ve bu araziye Süreyya Paşa Göğüs Hastalıkları Hastane’sinin inşaa edilmesini sağlaması gibi, başta Kadıköy’lüler olmak üzere tüm halkımıza sayısız hizmetlerde bulunmuş, eski İstanbul milletvekili Süreyya İlmen’in (Süreyya Paşa) hatırasını saygıyla selamlamamız gerekmekte.

1920’li yıllarda, bu dahiyane fikri ilk aklına getiren ve dönemin İstanbul Belediye Başkanı Emin Bey’e ileten kişi Süreyya Paşa’dır. Nitekim, Süreyya Paşa’nın önayak olması ve uzun süren çalışmalar sonucu Kayışdağı’nın bu nefis suyu 1930 yılında Kadıköy’e getirilir. Kayışdağı Etekleri’ndeki doğal kaynağından kilometrelerce çelik borularla yer altından Kadıköy’e getirilen bu suyun, bugün bir kısmı Kadıköy, bir kısmı Ataşehir ve bir kısmı ise Maltepe İlçeleri’nin sınırları içerisinde kalan 20 civarı çeşmeden dağıtımı başlar.   Ben, sizler için sadece Kadıköy İlçesi sınırları içerisinde kalan Kayışdağı Suyu Çeşmeleri’ni derledim. Bugüne dek yaptığım araştırmalar sonucu, aşağıda fotoğraflarını bulabileceğiniz  11 adet çeşme saptayabildim. Ancak, İstanbul gibi bir şehre ilişkin araştırma yaparken, her an yeni bir sürprizle karşılaşmak, yeni bir şey keşfetmek bir hayli olası



Kaynak : http://berkentindunyasi.blogspot.com.tr/2017/02/kadkoyun-kaysdag-suyu-cesmeleri.html

E-bülten Aboneliği

Yeniliklerden ve fırsatlardan haberdar olmak için abone olun.